Deneyimli eğitmen kadromuzla yürüttüğümüz Orff kursumuzda, hem çocuk grupları hem de öğretmenlere yönelik eğitmen programları açılır.
Orff yaklaşımı müziği konuşma, hareket ve çalgıyla birlikte ele alır. Çocuk üreterek öğrenir; hazır kalıp ezberlemez.
Ankara Çankaya Kolej'deki stüdyomuzda çocuk grupları ve öğretmen atölyeleri ayrı programlarla yürütülür.
Eğitmen programı öğretmenlere ve öğretmen adaylarına açıktır ve baştan sona uygulama üzerinden yürür. Katılımcı önce öğrenci konumunda oturur; bir etkinliği yaparak deneyimler, ardından aynı etkinliği kendi grubuna yönetir.
Bu sıranın nedeni yaklaşımın kendisidir. Orff, çocuğun yaparak öğrenmesine dayanır; aynı ilkenin yetişkin katılımcı için de geçerli olduğu kabul edilir. Anlatılarak aktarılan bir etkinlik, sınıfta uygulanırken çoğunlukla dağılır.
Yönetme sırası geldiğinde grubu tutma, işaret verme ve tempoyu koruma gibi ayrıntılar görünür hâle gelir. Değerlendirme de bu uygulama üzerinden yapılır.
Okul öncesi grubu üç ile altı yaş arasını kapsar. Ders süresi kısa tutulur ve etkinlikler sık değiştirilir; bu yaşta dikkat süresi birkaç dakikayla sınırlıdır ve uzayan bir etkinlik ilgiyi tüketir.
Tekerleme ve hareket öne çıkar. Sözün ritmi, çocuğun zaten bildiği bir şeydir; tekerleme söylerken ayağıyla ya da eliyle vurduğu nabız, sonradan öğreneceği ölçü duygusunun ilk hâlidir.
Çalgı bu aşamada ritim çubuğu, marakas ve basit vurmalılarla sınırlı kalır. Amaç çalgıyı öğretmek değil, sesi kendi eliyle üretme deneyimini kurmaktır.
İlkokul grubunda dikkat süresi uzar ve çok bölümlü etkinlikler yapılabilir hâle gelir. Bir ezgi artık parçalara ayrılıp gruplara dağıtılabilir; çocuk hem kendi bölümünü tutar hem bütünü dinler.
Nota öğretimi bu dönemde başlar. Sıra bellidir: ritim önce duyulur ve yapılır, sonra simgeye geçilir; kâğıttan başlayan bir öğretim, çocuğun zaten yapabildiği şeyle yazı arasındaki bağı kurmasını zorlaştırır.
Grup çalışması ağırlık kazanır. Kendi bölümünü sürdürürken yanındakini dinlemek, bu yaşta öğrenilen ve sonraki her topluluk çalışmasında işe yarayan bir alışkanlıktır.
Orff yaklaşımı farklı gereksinimlere uyarlanabilir; bunu mümkün kılan, etkinliğin tek bir doğru uygulaması olmamasıdır. Aynı ritim kalıbı biri için elle, biri için çalgıyla, biri için yalnız dinleyerek karşılanabilir.
Katılım düzeyi çocuğa göre belirlenir ve basit ritim kalıpları kullanılır. Kalıbın basitliği, etkinliğin herkesin girebileceği bir eşikte durmasını sağlar.
Her çocuk kendi rolünü üstlenir. Rollerin farklı olması eksiklik sayılmaz; bir Orff düzeneğinde bölümler zaten farklı güçlüktedir ve bütün, hepsinin üst üste binmesiyle ortaya çıkar.
Orff dersi belirli bir akışla kurulur: ısınma, gelişme ve kapanış. Isınma bedeni ve dikkati toplar, gelişme o günün asıl çalışmasını taşır, kapanış ise çocuğu sakinleştirerek dersi bitirir.
Her bölüm için süre ayrılır, ama plan esnek tutulur. Bir etkinlik beklenenden erken oturursa kalan süre bir sonrakine aktarılır; tutmadığında zorlanmaz, bir sonraki derse bırakılır.
Planın yazılı olması eğitmenin ders içinde karar vermesini kolaylaştırır. Hazır bir sıradan sapmak, hiç sıra olmadan ilerlemekten daha kolaydır.
Dağar yaş grubuna göre seçilir ve sözün basit, tekrarlı olması aranır. Tekrar, çocuğun ezgiyi ezberlemek için ayrı bir çaba harcamasını gereksiz kılar; ikinci turda çoğu çocuk zaten katılıyordur.
Tekerlemeler ritim çalışmasının temelidir. Türkçenin hece yapısı tekerlemelerde düzenli bir nabız kurar ve bu nabız, ölçü kavramına geçişte doğal bir basamak olur.
Halk şarkıları sık kullanılır. Çoğu çocuğun evden tanıdığı bu ezgiler, yeni bir şey öğretmeden önce tanıdık bir zemin verdiği için derse girişi kolaylaştırır.
Basit çalgılar sınıfta üretilebilir. Kapaklı bir kutuya konan pirinç marakas olur, farklı uzunlukta kesilmiş çubuklar farklı sesler verir; atık malzeme bu çalışmanın olağan kaynağıdır.
Çocuğun kendi çalgısını yapması ilgiyi artırır, ama asıl kazanım başka yerdedir: sesin nereden geldiğini, neyin neye bağlı olduğunu kendi elleriyle görür. Kutuyu daha çok doldurduğunda sesin değiştiğini fark etmek, sonradan anlatılacak pek çok şeyin karşılığıdır.
Yapılan çalgılar derste kullanılır. Bir köşede sergilenmek yerine o haftanın etkinliğine girmesi, çalışmanın bir el işi değil müzik çalışması olduğunu belirginleştirir.
Nota öğretimi yaşantıdan sonra gelir. Önce ritim duyulur ve bedenle yapılır; simgeye ancak o kalıp elde yerleştikten sonra geçilir.
Bu sıra kalıcılığı artırır çünkü çocuk yazıyı tanımadığı bir şeyin karşılığı olarak değil, zaten yapabildiği bir şeyin adı olarak öğrenir. Yazı, o anda yeni bir güçlük değil bir kolaylık olur.
Başlangıçta kendi işaretleri de kullanılabilir. Çocukların bir kalıbı çizgiyle ya da noktayla göstermesi, standart yazıya geçmeden önce simge fikrinin kurulmasını sağlar.
Orff dersinde sınıf hareketlidir; bu bir düzensizlik değil çalışmanın biçimidir. Bu yüzden kurallar baştan kurulur ve az sayıda tutulur.
Durdurma işareti belirlenir. Sesle değil hareketle ya da bir çalgı vuruşuyla verilen bir işaret, kalabalık bir odada bağırmaktan daha hızlı sonuç verir ve dersin tonunu bozmaz.
Geçişler önceden planlanır. Bir etkinlikten diğerine geçerken malzemenin nereye konacağı ve çocukların nerede duracağı belirlenmemişse, kaybedilen süre etkinliğin kendisinden uzun olabilir.
Dönem içinde aileye açık bir çalışma gösterisi düzenlenir. Sunulan şey hazırlanmış bir gösteri değil, derste yapılanın aynısıdır; amaç sahne alışkanlığı kazandırmak değil, sürecin görünür olmasıdır.
Bu yüzden ayrı bir prova dönemi açılmaz. Ders akışı korunur ve gösteri, o güne kadar çalışılanın bir araya getirilmiş hâli olarak kurulur.
Katılım isteğe bağlıdır. Öne çıkmak istemeyen çocuk düzeneğin içinde bir çalgı bölümü üstlenerek yer alabilir.
Çocuk grupları haftada bir gün toplanır ve grup mevcudu sınırlı tutulur. Kalabalık bir grupta her çocuğun yönetme ve kendi bölümünü sürdürme sırası gelmez; sınırlama bunun içindir.
Eğitmen programı hafta sonu yürütülür ve yoğunlaştırılmış oturumlar hâlinde planlanır. Böylece şehir dışından katılım da mümkün olur.
Kayıt öncesinde tanışma görüşmesi yapılır. Çocuğun yaşı, grup deneyimi ve varsa çalgı geçmişi konuşulur; görüşme bir seçme değil, doğru grubu belirleme adımıdır.
Orff kursu programlarımız, eğitmen eğitimi, yaş grupları ve kayıt koşulları ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Stüdyomuz Kültür Mahallesi Libya Caddesi No:10 Kolej Çankaya adresinde bulunur. Program ve boş kontenjan için telefonla bilgi alabilirsiniz.
Çocuk grupları üç yaş ve üzeri için açılır.
Öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve müzik eğitimi alanında çalışanlara.
Eğitmen programında temel müzik bilgisi yararlıdır ancak zorunlu değildir.
Çocuk gruplarında sekiz ile on iki kişi arasında tutulur.
Gerekmez. Orff çalgı takımı atölyede bulunur.
Öğretiliyor. Nota, yaşantı yoluyla deneyimlendikten sonra tanıtılır.
Vardır. Etkinlikler çocuğun gereksinimine göre uyarlanır.
Zorunlu değildir. Gösteri ders içeriğinden oluşur ve katılım isteğe bağlıdır.
Okul öncesinde otuz, ilkokulda kırk beş dakika sürer.
Program ve kayıt ayrıntıları için telefonla ya da stüdyomuza gelerek bilgi alabilirsiniz.
Orff kursu programlarımız, eğitmen eğitimi, yaş grupları ve kayıt koşulları ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz.